epilepsi hastaları antibiyotik kullanabilir mi
Panik Atak Hiçbir Neden Yokken Aniden Ortaya Çıkıyor. 5 Haziran 2022. Prostat Kanserinde Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri Neler?
Epilepsi Hastaları İçin El Ele 24 Haziran 2021 Perşembe 19:02 Meşakkatli bir dönemden geçerken, hayat ok misali bizi ne kadar geri çekerse, o kadar ileri gideceğimizi düşünüp, bu zor dönemde yeni derneğimizi kurmaya karar verdik. Çünkü büyük zorlukların üzerinden gelmek, gurur vericidir!
BÖBREKVE GRİP. Böbrek hastalığı, hafif kreatinin yüksekliği yaygın bir sorun. Yüksek tansiyon daha da yaygın bir sorun. Böbrek hastalarında tansiyon sık karşılaşılan bir durum, nerdeyse tüm böbrek hastaları tansiyon ilacı kullanıyor. Grip mevsimi de başladı. Çoğumuz yılda 1-2 kez hastalanıyoruz, 1-2 gün sürerse
Epilepsihastaları bu yeni korona virüs hastalığına yakalanırlarsa ateş için hangi ilaçları kullanabilirler? COVID-19’a yakalanan erişkin ve çocuk epilepsi hastaları parasetamol (asetaminofen) içeren tablet veya şurupları kullanabilirler. Farklı görüşler olsa da ibuprufen kullanılması önerilmemektedir.
Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun ailesi veya yakınlarının yapması gereken 4 önemli şey: Nöbet sırasında çocuğunuzu sağ ya da sol tarafına doğru yatay pozisyonda yatırın. Başının altına bir yastık koyun, yakası sıkıysa gevşetin. Sallamayın, üstüne su dökmeyin, ağzına bir şey sokmaya çalışmayın.
nama alat musik pada gambar disamping adalah. - 1014 Güncelleme - 1044 Toplumda sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, hemen hemen her yaşta görülebiliyor. Epilepsi hastalığında doğru bilinen yanlışlara dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, epilepsi hakkında önemli bilgiler verdi Halk arasında sara olarak da bilinen epilepsi, tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Merkezi sinir sistemi hücrelerinin beklenmedik, aniden elektriksel boşalması sonucu epilepsi meydana gelir. Nöbetler şeklinde görülen epilepsi, sinirsel bir hastalıktır. Peki, epilepsiye dair neler biliyoruz? Epilepsi nöbetleri ne zamana kadar sürer? Epileptik nöbetler ağrılı mıdır? Epilepsi hastasının nöbet sırasında dilini yutma riski var mı? Epilepsi hastaları çocuk doğurabilir mi? Epileptikler araba kullanabilir mi? Bu konularla ilgili maalesef doğru sandığımız yanlışlar oldukça fazla... Peki doğruları neler? Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, epilepsi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Epilepsisi olan hastalar iyileşmez, nöbetleri ölene dek sürer! YANLIŞ! Epilepsi hastalarının yüzde 60'ında nöbetler ilaçla kontrol altına alınır. Bazı hastaların epilepsi türleri yaş ile ilişkilidir. Delikanlılık çağında görülen rolandik epilepsi ilerleyen yıllarda kaybolur. Nöbetler çoğu hastada tedavi ile kontrol altına alınır. Epilepsiye Karşı Uluslararası Birlik ILAE, epileptik bir kişi en az 10 yıldır nöbet geçirmiyor ve en az beş yıldır ilaç da kullanmıyorsa; iyileşmiş kabul eder. Epilepsi ve nöbet aynı şeydir! YANLIŞ! Birbirleri ile oldukça ilişkilidirler ama, aynı şey değildirler. Nöbet, normal beyin işlevindeki kısa bozulmadır. Nöbeti olan herkes epileptik olmaz. Diyabetten, üremiye, kanserden yüksek ateşe dek neredeyse her şey nöbet yapabilir. Epilepsi ise, nöbetlere karşı duyarlılığın arttığı bir beyin hastalığıdır. Epileptik nöbetler ağrılı ve tehlikelidir! YANLIŞ! Nöbetler çoğu kişide ağrısızdır. Nadiren nöbet sırasında ağrı hissettiğini söyleyen hastalar görülebilir. Nöbetlerden kaynaklanan çarpma, burkulma, ezilme, yanma gibi ikincil ağrı nedenleri de olabilir. Nöbetler genel olarak tehlikesizdir. Nöbet sırasında kişi dilini yutabilir, bu da ölüme yol açabilir! YANLIŞ! Nöbet sırasında bir kişinin dilini yutması mümkün değildir. Asla hastanın ağzını açmaya çalışmamalı, kişi yan tarafına yatırılarak ağızda biriken sıvıların solunum yoluna kaçması önlenmeye çalışılmalıdır. Epilepsisi olan kişilerde gelişimsel bozukluklar ve ruhsal sıkıntılar da vardır! YANLIŞ! Epilepsisi olanlarda otomatikman gelişimsel bozukluklar ve ruhsal sıkıntılar olmaz. Genelde epilepsi dışında tamamen normallerdir. Gelişimsel kusurları olanların bir kısmında ise, epilepsi de olabilir. Epileptiklerin bir kısmında depresyon da görülür. Bazen varsanılar da hallucination olabilir. Epileptikler araba sürebilir! YANLIŞ! Epileptik hastaların araba kullanma durumları, bulundukları ülkelerin trafik yönetmeliklerine göre düzenlenir. ABD'de çoğu eyalette ilaç tedavisi ile normal olan epileptik hastalar araba kullanabilirken, Türkiye’de kesinlikle yasaktır. Tedavi altında olsun ya da olmasın. Epileptikler çocuk doğuramaz! YANLIŞ! Epileptik annelerin bebekleri yüzde 90'dan fazla oranda sağlıklı doğar. Ancak sağlıklı bir anne adayının endişeleri gibi, epileptiklerin de düşünecek bir sürü şeyi vardır. Bir numaralı sorun antiepileptik ilaçlardır. Bazı antiepileptikler çocuğa zarar verebileceğinden, gebelikte kullanılabilecek güvenli ilaca geçmek gerekir. Yine de şunu belirtmeliyiz ki çocukta zararlı sonuçlara yol açan sadece bir antiepileptik var. Epilepsi işimi etkilemez! YANLIŞ! Epileptik hastaların gece vardiyasında çalıştırılmaması gerekir. Sık sık yapılan gece-gündüz mesai değişiklikleri nöbetleri tetikleyebilir. Dolayısıyla epilepsi işi etkileyebilir. Yapılan işin tehlikeliliği, konsantrayon gerekliliği, el kontrol becerileri durumu gibi faktörlerin nöroloji uzmanı ile birlikte değerlendirilmesi uygun olur. Bu nedenle epileptikler bazı meslekler için uygun değildir. Epilepside alkol zararlıdır! YANLIŞ! Tabii ki yüksek miktarda alkol alımı hem epileptik ilaç dozlarını değiştirir hem de beynin nöbet geçirme eşiğini düşürür. Bu nedenle yüksek alkol alımı sakıncalıdır. Ancak düşük dozda alındığında nöbet artışına neden olmaz. Ancak yine de bu gibi durumları nörologla konuşmak ve onun görüşünü uygulamak yerinde olur. Epilepside tedavi ilaç kan düzeyi takipleriyle yapılır! YANLIŞ! İlaç kan düzeyi takipleri, ilacın klinik etkinliğini göstermekten uzaktır. Klinik başarı, ilaç kan düzeylerine bakılarak yapılamaz. Epilepsi tedavisi ampiriktir. İlaç kan düzeyleri uzman tarafından hastada zehirlenme şüphesi varsa ya da hastanın ilacı kullandığı konusunda endişeler varsa istenir. Diğer kullanımları tartışmalıdır.
Abanoz Halkın sara olarak bildiği Epilepsi konuşacağız bu gün. Beyindeki nöronların kendi başına aşırı deşarjlarından ortaya çıkan bir belirtiler grubu demektir epilepsi. Bebeklik, çocukluk yaşından başlayıp yaşlılığa kadar herkeste görülebilir. Ama farklı farklı tipleri vardır. Herkes tek bir tip epilepsi hastalığı var sanıyor. Şentürk Tek bir sebebe bağlı tek bir hastalık gibi düşünülüyor ama aslında epilepsi nöbeti bir semptomdur. Bizim için hastalığın bir bulgusu ve altta yatan sebepler çok farklı olabiliyor. Abanoz Epilepsi denince herkes kasılıp çırpınır tarzda bir şey bekliyor. Ağızdan köpük geleceğini sanıyor. Ama bu büyük nöbet dediğimiz Jeneralize Tonik-klonik nöbettir. Aslında onlarca nöbet tipi var. Bazıları sadece hafıza kaybıyla geçiriyorlar, bazıları gevşek bir şekilde yere düşüyor, hiç kasılması olmuyor, bazıları dejavu yaşar ya da kolu bacağı uyuşur yani hepsi kasılıp çırpınmıyor. Şentürk Bazen sadece kötü koku duyuyor hastalar. Bu da bir nöbet aslında. Koku merkezinin o sırada aşırı deşarj yapmasıyla ilgili bir durum ve sadece kötü koku duyuyor. Bazen de bir takım halisünasyonlar görüyor hastalar. Mesela renkli toplar görüyorlar aslında olmadığı halde bu da görme merkezindeki nöronların aşırı deşarj yapmasıyla alakalı ve yine bir epilepsi aslında. Mesela frontal lob nöbetlerinden bahsedelim. Frontal lob nöbetleri çok da bilinmeyen hep insanların kafasında kabus mu gece terörü mü karışan bir durum ama tanısını koymak ve tedavisini yapmak gerekiyor, çünkü sonrasında ciddi sıkıntıya yol açabilir. Abanoz Çoğunlukla uyku sırasında gece olduğu için uyku terörüyle karışıyor. O sırada bir epileptik nöbeti ortaya koymak çok önemli. Şentürk Genellikle de bu hastalar kasılma ve çırpınmanın olduğu o büyük nöbet fazına geçmiyorlar. Abanoz Bazıları kalkıp koşabiliyorlar, bazıları çığlık atabiliyor, ayaklarda bir bisiklet hareketi ve şaşkın bakma olabiliyor. Bunun için ayrıntılı tetkikler yapmak gerekiyor. Onlarda özellikle Polisomnografi çok önemli. Tüm gece uykuyu görmek hem parasomniyi ayırdetmek hem de beyinde epileptik aktivite var mı görmek açısından Polisomnografi daha çok tercih edeceğimiz bir yöntem. Onun dışında en çok da genetik epilepsiler karşımıza çıkıyor. Onları tedaviyle düzeltebiliyoruz. Yapısal epilepsilerden ziyade genetik epilepsilerin bazıları yaş ilerledikçe kendiliğinden de kaybolabiliyor ama kaybolmayanlar da ilaçlara daha güzel yanıt veriyorlar. Yapısal olanların bir avantajı ameliyat yapılabilmesi ama herkese ameliyat yapılır mı? Şentürk Yapılmaz. Eğer tek ilaçla nöbet kontrol altındaysa ameliyat yeri riskli bir yerdeyse çok iyi düşünüp, iyi karar vermek lazım. Bir çok ayrıntılı tetkik yapmak odağı çok iyi belirlemek gerekiyor. Çünkü alacağınız doku beyin dokusu ve o beyin dokusunu aldığınız yerdeki fonksiyonları hasta kaybedecek, o nedenle çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Ama eğer hastanın ilaca rağmen dirençli nöbetleri var ve MR’da tek bir yeri gösteriyorsa o bölgeyi almanızla hasta sonrasında çok ciddi bir kayıp yaşamayacaksa, o zaman ameliyat gündeme geliyor. Bazen de hastalar çok dirençli oluyor, riskli bile olsa bu durum hastayla paylaşılarak yine ameliyat kararı verilebiliyor. Ama ameliyat son çare, genellikle öyle bir ön yargı var “Ameliyat olalım bitsin” gibi. Abanoz Çünkü herkes ilk planda ameliyat için başvuruyor. İlaç kullanmak istemiyorlar. “Ameliyatımı olayım, gideyim” tarzında. Şentürk Maalesef bu safra kesesi taşı değil, öyle olmuyor. Ameliyat olunca bütün sorun kökten çözülmüş olmuyor. Sonrasında da yine ilaç kullanması gerekebiliyor, artı beyin dokusu alındığı için fonksiyon kaybı, kolda bacakta güçsüzlük, konuşma bozukluğu, unutkanlık gibi durumlar söz konusu olabiliyor. Yani ince eleyip sık dokumak çok iyi karar vermek gerekiyor. Bir de temporal lob nöbetleri var. Aslında bu ameliyatın en çok yapıldığı bölge temporal lob ve bu tek tek bölgesel nöbetler içinde temporal lob nöbetleri en çok görülendir. Onlar da çok değişik bulgularla kendisini belli ediyor. Abanoz Evet. Bazen donuk bakma, jamais-vu ya da deja-vu hissi. Aslında temporal lob nöbetleri çok zengin semptom gösterirler yani beyin içerisindeki bölgelere baktığımızda en zengin semptomları bunlar gösterir. Çünkü tüm yaşadığımız dış dünyayla ilişkilerimiz her şey o merkezde toplandığı için çok zengin semptom gösteriyor bize. Bazen kişiler bilinçlerini kaybetmeyebiliyorlar ve bilinçli şekilde nöbetlerinin geleceğini de biliyorlar. Bazıları ise tamamen o dönemi hiç hatırlamıyorlar. Ama temporal lob nöbetlerinin çoğunluğunda kasılma çırpınma görmüyoruz yani hastalar kompleks parsiyel bir nöbet geçiriyorlar. Bu aslında hastalar için çok iyi bir durum nöbetlerinin geleceğini biliyorlar ve kendilerini korumaya alıyorlar. Aura dediğimiz hisleri yaşayınca kendilerini sağlam bir köşeye çekip kendilerine zarar da vermemiş oluyorlar. Dediğiniz gibi operasyonları çoğunlukla temporal lob nöbetlerinde yapıyoruz ama herkese de yapmıyoruz. Şentürk Evet. Çünkü çoğu temporal lop epilepsisi aslında tek bir ilaçla çok iyi gidebiliyor. Kontrol altında tutulup başka hiç bir şeye gerek kalmıyor. Bir de oksipital lobtan kaynaklanan yani görme merkezimizin olduğu bölgeden kaynaklanan nöbetler var ki, onlar da daha değişik bulgular veriyor. Mesela temporal lobta da bazen halüsinasyonlar oluyor ama bunlar biraz daha organize biraz da rüya gibi halüsinasyonlar oluyor. Ama oksipitalde ise biraz daha görsel, mesela renkli toplar ya da görmeme görmenin aniden kesilmesi gibi , büyük ya da küçük görme gibi Alice’in wonderland sendromu durumlar olabiliyor. Abanoz Daha çok çocuklar daha güzel anlatıyor onu, çocukluk çağında gördüğümüz epilepsilerden biri de oksipital epilepsiler. Çok da güzel anlatıyorlar, biz daha sormadan kendileri renkli toplar görüyoruz diyorlar. Ama bunlar yaş itibariyle çocuklar büyüdükçe kendiliğinden geçen epilepsiler. Şentürk Bunlarda bazen gece uyanıp kusma gibi otonom bulgular da oluyor, doktor doktor geziliyor. Ama bu çocuklar aslında birer epilepsi nöbeti geçiriyor. Uykudan uyanıp aniden kusuyor. O yüzden EEG çektirmekten kaçınmamak gerekir. Gerekiyorsa şikayet varsa mutlaka yaptırmak gerekiyor. Abanoz Evet, çocuğa herhangi bir zararı yok verilen herhangi bir ilaç ya da elektrik yok, tekrarlanmasında bir sakınca yok. Şentürk Peki bu genetik epilepsilerde aileden geçiş oluyor mu? Abanoz Aileden geçen epilepsiler var ama çoğunluğunda genetik olarak göstermeniz şu an itibariyle mümkün gözükmüyor. Yalnızca soy ağacı çıkararak ona nasıl geçtiğini ortaya koyabiliyorsunuz. Ama 2-3 tane epilepsi tipi var, onlar kanda da bakılabiliyor ve bunlar çoğunlukla iyi gidişli epilepsiler. İlaç tedavisiyle durdurabildiğimiz nöbetler yaşıyorlar. Bunun dışında yaşam sürelerinde ya da yaşam kalitelerinde herhangi bir düşme olmuyor bu hastaların. Bunlar da İlginizi Çekebilir
ALIŞVERİŞ ANA SAYFA FORUM BLOG Gelişmiş Arama Yeni Mesajlar Günün Mesajları Mesaj Gönderim Zamanı 1239 1 Üye 0 İyi günler arkadaşlar benim sizlere bir sorum olacak, çok araştırmama ragmen kesin bi bilgi edinemedim, benim agbim sol kol ve sol ayagında sakatlıgı bulunan ve % 65 sakatlık raporu olan birisidir aynı zamanda agbim epilepsi hastasıdır ve ömür boyu ilaç kullanmak zorunda olan, nezaman nerede bayılacagı belli olmayan bi hastadır bu şartlar altında agbim özel tertibatlı araç kullanabilir statüsündemi araç alabilir yoksa onun adına bi yakını kullanabilirmi aldıgı aracı ? bu şartlar altında ötv + kdv indirimlerinden faydalanması mümkünmüdür ? şimdideden teşekkür eder beni aydınlatmanızı dilerim Mesaj Gönderim Zamanı 1252 2 kazazede Misafir Üye 0 onun adına bir yakını aracı doktor kendisine H sınıfı ehliyet alabilir diye rapor verirse araba ve ehliyet alıp uygun görürse ÖTV indirimli araç alabilir, KDV indirimi diye birşey yoktur. Mesaj Gönderim Zamanı 1056 3 Üye 0 Bildiğim kadarıyla epilepsi hastaları araç kullanamıyor ve ehliyet verilmiyor bende epilepsi hastasıyım yaklaşık 15 yıldır ilaç kullanıyorum ama ehliyet alırken hastalığımdan bahsetmedim ve öyle b sınıfı ehliyet aldım.
Halk arasında sara olarak da bilinen epilepsi beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin olağan dışı bir elektro-kimyasal boşalma yapması sonucu ortaya çıkan nörolojik bir rahatsızlıktır. Beyin hücrelerinde geçici anormal elektrik yayılması sonucu ortaya çıkan bir klinik tablo olup Hastada belli bir süreyle sınırlı, bilinç, davranış, duygu, hareket veya algılama fonksiyonlarına ilişkin bozukluk kendilerine “Epilepsi” tanısı yeni konulmuş hastalar ne yapacaklarını bilememekte, ilaç kullanmak dışında nasıl yaşamaları gerektiği konusunda aşırı bir kaygı içerisindedirler. Epilepsi hastalarına, yaşamış oldukları bu kaygıları ve soru işaretlerini, hekimleriyle İletişim halinde olmaları ve onlardan aldıkları bilgi ve tavsiyeler doğrultusunda aydınlatmalarını, rahatsızlıkları ile ilgili konularda sosyal paylaşım sitelerindeki ilaç kullanımı ve tedavisi konusunda yapılan yorumlara göre hareket etmemelerini tavsiye ediyorum. Çünkü aynı ilaç size iyi gelirken bir başkasına iyi gelmeyebilir ya da sizin üzerinizde yan etki yaratan bir ilaç başka bir hastada tedavi edici olabilir ve yan etki göstermeyebilir. Panik olmadan emin adımlarla ve pozitif düşünce içerisinde bilinçli bir şekilde yaşarsanız hastalığınızın size ve yaşamınıza olan etkilerini asgariye indirebilir. Tedavi yolunda daha hızlı ilerleyebilirsiniz. Unutmayın ki epilepsi; bulaşıcı ve tedavi edilmesi mümkün olmayan bir hastalık insanı epilepsi ile ilgili yanlış bilgilerle donatılmış olduğundan hastalığınızla ilgili bilgi ve deneyim sahibi olmayan insanların tavsiyelerinden ve olumsuz yorumlarından kendinizi uzak tutun; gerekiyorsa bu tip insanları hayatınızdan uzaklaştırın. Bilmesi gereken prensibiyle yaşayın, herkes sizinle ilgili bilmesi gerektiği kadarını bilsin. Bu hastalığınızı saklamanız anlamına gelmez. Bunu asla yapmayın. Özellikle aileniz, iş arkadaşlarınız, eş adayınız, eşiniz, okuldaki yakın arkadaşlarınız hastalığınız ve rahatsızlanmanız durumunda size nasıl davranmaları gerektiğini bilmeliler. Aksi taktirde yanlış uygulamalara maruz kalıp sağlığınızı tehdit altında bırakabilirsiniz. Tabi ki her şeyden önemlisi nöbetlerinizin tetiklememesi ve kendinize kaliteli bir yaşam sağlayabilmeniz için doğru yaşamanız. Bunun için nasıl davranmanız ve yaşamanız gerektiği konusunda bu hastalığı yaşayan ve 15 yıllık hastalık deneyimi olan biri olarak sizlerle paylaşmak istediğim bazı tavsiyelerim Uyku düzeninize çok dikkat emeli günde 7-8 saat uyumalısınız. 2. Kafein içeren çay, kahve ve kola gibi fazla tüketimi halinde nöbetlerinizi tetikleyecek içecekleri mümkün olduğunca az ya da hiç tüketmeye çalışın. Kahve içmek istiyorsanız çok az miktarda kahve ve bol süt kullanın. Çayı açık içmeye dikkat edin. Kolayı ise mümkünse hayatınızdan çıkarın. 3. Alkollü içecekler farklı uyaranlar içerdiğinden ve nöbetlerinizi tetikleyeceğinden ayrıca aldığınız ilaçlarla etkileşim yapıp ilacınızın olumlu etkilerini azaltıp farklı sağlık sorunlarına yol açacağından, alkollü içecekleri kesinlikle tüketmeyiniz. 4. Bitki çayı tüketirken dikkatli olun, özellikle uykusuzluk şikayetiyle tüketilen bitki çaylarını melissa ve melissa otu olan içeceklerden uzak durunuz. 5. Kendinizi uzun süreli aç bırakmayınız. Oruç tutmak bu anlamda size zararlı olacaktır. 6. İlaçlarınızı tam saatinde ve doktorunuzun belirlediği dozda alınız. İlaçlarınıza sihirli değnek muamelesi yapmayınız. İlaçların en az 3-5 yıl kullanımı tamamen tedavi sağlayabilir. Tamamen tedavi sağlamasa bile nöbetlerinizi engelleyecek olan bu ilaçları düzgün kullanınız. İlaçlarla ilgili yakınmalarınız belli bir süre sonra azalacaktır. Uyku Hali,Halsizlik,Kötü rüyalar görme vb. Doktorunuza danışmadan asla ilaçlarınızı bırakmayın ve değiştirmeyin. En az üç ayda bir ilaç kan düzeyinizi ölçtürmelisiniz. Çünkü ilaç kan düzeyindeki azalma ve aşırı artış nöbetlere sebep olabilmektedir. 7. Bilgisayar ve televizyon karşısında uzun süre kalınmamalıdır. Özellikle ışığa duyarlı epilepsi hastaları bu konuya ayrıca itina göstermelidir. Bilgisayar ve Tv’nin karşısındaysanız oda ışığı açık olmalıdır. Sinemada film izlemek de bazı ışığa duyarlı epilepsi hastalarında tetikleyici olabilmektedir. 8. Sizi bedensel ve beyin olarak yoran aktivitelerden uzak durmaya çalışın. Aşağıda belirtilen sportif faaliyetlerde Olan Tüm Hastalar– Boks – Karate – Dalgıçlık – Yamaç paraşütü – Paraşütle atlama – DağcılıkKontrolsüz Nöbetleri Olan Hastalar– Havacılıkla ilgili sporlar – Jimnastik – Ata binmek – Buz hokeyi, buz pateni – Motor sporları – Dağcılık – Dalgıçlık – Yamaç paraşütü – Yelkencilik – Denetimsiz su sporları ve yüzme – Su kayağı – Sörf9. Sizi üzen insanlardan ve olaylardan uzak durmaya çalışın. 10. Işık olmayan yerlerden karşıya geçmeyin ve trafik kurallarına dikkat edin. Yüksek yerlerden, balkon kenarı,açık teras gibi alanlardan uzak durun. 11. Nöbetleriniz kontrol altına alınıncaya kadar araç kullanmayın. 12. Cüzdanınızın görünen bir yerine mutlaka adres ve telefonunuzu ve epilepsi hastası olduğunuzu yazın. Bu yalnızken nöbet geçirmeniz durumunda size yardımda bulunan kişiler için gerekli olacaktır. Bu tür hastalar için üretilen özel bilekliklerden de edinebilirsiniz. 13. Özellikle yazın güneşin etkilerinden kendinizi iyi koruyun. Güneşe çıkarken koyu renkli şapka ve mümkünse güneş gözlüğü kullanın. 14. Hamam sauna gibi yerlere gitmemeye özen gösterin. Aşırı sıcağa maruz kalmanız nöbetlerinizi tetikleyecektir. 15. Epilepsi hastaları hamile kalabilir ve sağlıklı çocuklar dünyaya getirebilirler. Kontrolsüz ve plansız bir şekilde hamile kalmayın. Hamilelik öncesi en az üç ay önce doktorunuzla görüşerek ilaç dozunuzun ayarlanmasını sağlayın ve folik asit kullanmaya başlayın. Bu durum ilaçların bebeğin üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin en aza inmesini sağlayacaktır. Kontrolsüz bir şekilde hamile kaldıysanız hemen doktorunuza başvurun ve doktorunuz söylemeden ilaçlarınızı nöbetleri tetikleyebileceğinden doktorunuzun uygun gördüğü dozda ilaçlarınızı almaya devam edin. Unutmayın ki nöbet geçirmeniz ve bu sırada yaşayacağınız çarpma düşme gibi durumlar halinde bebeğiniz zarar görebilir. Sizin epilepsi olmanız çocuğunuzun da epilepsi olacağı anlamına gelmez. Bu durum ancak çok nadir olan genetik faktörlü epilepsi hastalarında olabilir. Genetik faktörlerle epilepsi olduğunuzun tespiti için ailenizde en az 3-4 epilepsi hastası olması gerekmektedir. Bunun araştırması üniversite hastanelerinin genetik birimlerinde sizin için bir araştırma grubu oluşturularak, ailenizde yeterli sayıda epilepsi hastası bulunması halinde yapılabilmektedir. 16. Banyoya girmeden önce ailenizden en az bir iki kişiye banyoya gireceğinizi söyleyin. Aşırı sıcak suyla banyo yapmayın ve uzun süre banyoda kalmayın. 17. Düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gidin. Doktorunuza geçirdiğiniz nöbet sayısı,günü ve süresini bildirmeniz tedaviniz açısından önemlidir. Bu durumları not edin. Kendinize bir dosya oluşturun ve içerisine tedaviniz süresince yapılan tahlil,tetkik, eeg ve mr sonuçlar ile önemli gördüğünüz bilgilerle ilgili dökümanları koyun. Ailenizi bu konularda bilinçli davranmaya teşvik Epilepsi kısmen de olsa hayatınızı etkileyebilir, ama belli işler dışında çalışmanızı ve başarılı olmanızı engellemez. Bu hastalık zihinsel özürlülük hastalığı değildir. Dünyaca tanınmış bir çok bilim adamı,devlet adamı, yazar, oyuncu bu hastalığa sahiptir. Örnek verecek olursak;Albert Einstein Bilm Adamı,Vincent van Gogh Hollandalı Ressam, Julius Caesar Romalı Devlet Adamı, Gusta ve Flaubert Fransız Yazar, Dostoyevsky Rus Yazar, Heracles Yunan Kahraman, Napoleon Bonaparte Fransa İmparatoru, Arch Duke Charles Avusturyalı Kumandan, Lord Byron İngiliz Şair, Hermann von Helmholtz Alman Fizikçi, Molière Fransız Oyun Yazarı, Vladimir Ilyich Lenin Rus Devrimci, Socrates Yunan Filozof, Margaux Hemingway Amerikan Aktris epilepsi hastası olmalarına rağmen çok başarılı olmuş ve tarihe adlarını Yukarıda belirttiğim maddelerin çoğu epilepsi olmayan insanlar için de geçerlidir. Bu nedenle epilepsi size kaliteli ve sağlıklı yaşamanız için de fırsatlar sunar. Hastalığınızdan korkmayın ve her daim güçlü Hasta Yakınları İse;1. Çocuğunuzu,eşinizi,yakınınızı sürekli izleyip onu rahatsız etmeyin. Kontrollü davranın ama bunu hastaya hissettirmeden yapın. 2. Hastanın her işini siz yapmaya çalışmayın. Öz güvenini yitirmesine sebep olmayın. 3. Yalnız kalmaması gereken durumlar olacaktır o zaman siz yanında olamasanızda yanında hastalığını bilen ve bilinçli başka bir kişinin bulunmasını sağlayın. Denize girmek gibi 4. Her zaman pozitif yaklaşın onu umutsuzluğa sürükleyici davranışlarda bulunmayın. 5. Nöbet esnasında; * Sakin olun, hastanın baş ve vücudunu yana çevirin. Dilini yutmasını ve boğulmasını engellersiniz * Başını yere vurmasını, yataktan düşmesini önleyin. Çevresindeki kesici ve yaralayıcı cisimleri uzaklaştırın. * Yakasını ve varsa sıkı giysilerini gevşetin. Gözlükleri varsa çıkarın. * Bilinçsiz hareketler yapıyorsa, sert olmayan yumuşak hareketlerle engelleyin. * Nöbet anında neler yaptığını gözleyin mümkünse kamerayla çekin bunları doktorunuzla paylaşın. * Nöbetinin bitmesini panik yapmadan bekleyin ve hasta kendine gelene kadar yanından ayrılmayın. * Yapay solunum ve kalp masajı uygulamayın. * Ağzını açmak için uğraşmayın, nöbet sırasında ilaç vermeye, soğan, sarımsak, kolonya vb. şeyler koklatmaya çalışmayın. * Soğuk su dökme, tokat atma gibi hareketler Şahan
1159 Son Güncelleme 1201 Epilepsi hastası olan aileleri uyaran Beyin ve Sinir Hastalıkları Cerrahisi Uzmanı ve Türk Nöroşirürji Derneği üyesi Prof. Dr. Ersin Erdoğan, “Kişilerin epilepsili olduğu bilinmeli, saklanmamalı, gerekli önlemler vaktinde alınmalıdır. Yaygın yanlış inanışlar yüzünden hastalar gerekli tedaviyi alamıyor ve toplum tarafından dışlanıyor. Epilepsi, bulaşıcı olmayan, ilaç ve tıp bilimi yöntemi ile iyileştirilebilen, hastaların normal hayatlarına devam edebildiği, meslek sahibi de olabildiği bir hastalıktır. Hastalık kimi hastalarda uzun yıllar, hatta ömür boyu hastaya eşlik edebilir. Hastalığı tanımak, buna göre yaşam aktivitelerini düzenlemek, hekimin tavsiyelerine uymak, yaşam aktivitelerini düzenlemek gerekir” diye konuştu. Epilepsi hastalığı ile ilgili en yaygın yanlışların başında hastanın nöbetinden dolayı, hastalığın doğaüstü güçlere bağlı oluştuğu, ilaç ve tıp bilimi dış yöntemlerle iyileşebileceği inancı geliyor. Toplumda, hastalığın ruhsal bir bozukluk sonucu ortaya çıktığı, bulaşıcı bir hastalık olduğu kanısı da en yaygın yanlışlardan ikisi. Epilepsinin tedavi edilemez bir hastalık olduğu algısının değişmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ersin Erdoğan, “Epilepsi nöbeti geçiren kişiler topluma rahatlıkla katılabilir. Günlük aktivitelerini rahatlıkla yerine getirebilir. Epilepsili hastalar eğitim hayatlarına devam ettiği sürece meslek sahibi olabilirler, çalışma hayatına katılabilirler. Epilepsi nöbeti demek için mutlaka kol ve bacaklarda kasılma ve çırpınma olması gerekmiyor. Farklı semptomlar da görülebiliyor. Halk arasında nöbet geçiren kişilerin ağzına kaşık gibi cisimler sokulması hasta için çok tehlikeli durumlar ortaya çıkarabilir. Nöbet geçiren kişilere soğan keskin kokular koklatılmamalı. Hasta en yakın hastaneye ya da sağlık kuruluşuna götürülmelidir” ifadelerini kullandı. “Her hastanın nöbeti ve durumu kendine özeldir. Titizlikle değerlendirilmelidir. Aynı sınıf epilepsisi olanlarda bile tedavi yaklaşımları ve ilaçların cevapları değişmektedir” diyen Prof. Dr. Ersin Erdoğan şu ifadeleri kullandı Epileptik nöbetler özelliklerine göre adlandırılır ve sınıflandırılır. Epilepsiler, ana hatları ile jeneralize tüm beyni ilgilendiren ya da fokal beynin bir kısmını ilgilendiren, bilincin korunduğu ya da kaybolduğu, sebebi bilinen ya da bilinmeyen, özel sendromlara bağlı olan nöbetler olarak alt gruplara ayrılırlar. Epilepsi hastalığından öncelikli tedavi ilaç tedavisidir. Yüzde 65’e kadar başarı oranı vardır. Ancak ilaçlar nöbetleri kontrol etmediğinde, biz bu duruma tıbbi olarak dirençli epilepsi veya ilaca dirençli epilepsi diyoruz, epilepsi cerrahisi bir seçenek olabilir. Epilepsi ameliyatının amacı, nöbetleri ortadan kaldırmak veya ilaçları kullanarak ya da kullanmadan nöbetlerin şiddetini azaltmaktır. İyi kontrol edilemeyen epilepsi, birtakım komplikasyonlara ve sağlık risklerine neden olabilir. Epilepsi ameliyatı, beyninizde nöbetlerin ortaya çıktığı bölgeyi kaldıran veya değiştiren bir prosedürdür. Epilepsi cerrahisi, nöbetler her zaman beyindeki tek bir yerden kaynaklandığında en etkilidir. Epilepsi cerrahisi ilk tedavi yöntemi değildir. Ancak en az iki epilepsi ilacı nöbetleri kontrol edemediğinde düşünülür. Epilepsi ameliyatı için uygun olup olmadığınızı ve prosedürün nasıl yapıldığını belirlemek için bir dizi ameliyat öncesi değerlendirme gereklidir. Epilepsi hastalarının günlük yaşam aktivitelerine de çok dikkat etmeleri gerekir. İlaç tedavisi ile kontrol altında iken sadece uykusuzluk ya da parlak ışıklara maruziyet nedeni ile nöbetleri tetiklenen, düzenli giden seyri olumsuz yönde etkilenen hastalar mevcuttur. Öncelikle hastaların ilaç tedavilerini hekimlerin önerdiği şekilde tam doz ve saatinde kullanmaları gerekir. Uyku saatlerine kesin olarak dikkat edilmelidir. Öğünler saatinde alınmalı, aç kalınmamalıdır. Alkol, yabancı madde, aşırı kahve tüketimi, uyarıcı yiyecek ve içeceklerin nöbetleri tetiklediği bilinmektedir. Karaciğer üzerinden metabolize olan ilaçların kullanımı durumunda benzer gruptan ek ilaçlar almak ya da bazı gıdaları yoğun şekilde tüketmek bu kimyayı değiştirebileceğinden önerimiz birtakım yiyecekleri diretmektense dengeli ve sağlıklı beslenmektir.
epilepsi hastaları antibiyotik kullanabilir mi